• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • Rize/Pazar
Saat
Recep ŞAHAN
recepsahan@hotmail.com
FİTNE.01.04.2010
16/12/2015

Geçenlerde Mevlid vesilesiyle bir kardeşimizin evinde bulunuyorduk. Kur’an-ı Kerim ve mevlid-i şerif okunduktan sonra dua faslından önce 3 tane hadis-i şerif okudum. O hadislerden birisinden Hz. Peygamber devrinde kadınların vakit namazlarına  cemaate devam ettikleri anlaşılıyordu.

        

         Hemen sordum: Peki bugün neden kadınlarımız camiye namaza gelmezler? Yoksa günümüz kadınları Hz. Peygamber devrindeki kadınlardan daha mı takvalılar? Aslında verilecek cevabı da biliyordum ama bakalım ne cevap verilecek dedim ve yukarıdaki soruyu sordum. Cevap: FİTNE

         Bugün kadınlarımızın camide namaza devam etmemelerinin sebebi bulunmuştu! Ancak burada net olmayan bir durum var.Kadınlar mı fitne yoksa devir fitne devri,ahir zamandayız, kadınlarımızın camiye gidip-gelirken can ve namus emniyeti yok.O yüzden camiye gitmiyorlar.İşte burası net değil.

 

         Zaten bu cevabın verileceğini bekliyordum. Bu cevabı alınca dedim ki “Orada duralım. Bunda ne kadar samimiyiz bir test edelim. Hemen şimdi. Bugün sosyal hayatımızda kadınlarımız çarşı-pazar rahatça dolaşırken, dolmuşa-otobüse binip seyahat ederken, düğüne, festivale giderken fitne aklımıza gelmez. Ama camiye gelince her nedense FİTNE aklımıza gelir, mahremiyet duygularımız kabarır. Bu da bu konuda tutarsız ve samimiyetsiz olduğumuzu gösteriyor”

            Demek ki camiye-cemaate gitmemeye bir kılıf bulmuşuz kendimizi onunla avutup duruyoruz. Peki gerçek ne? Rasulullah devrinde kadınlar bu hususta nasıl davranırlardı. Biz ona bakalım. Bizim için bağlayıcı olan da onun bunun ne dediği değil,  Kur’an’ın ve Sünnetin ne buyurduğudur. O zaman bakalım Efendimiz devrinde fotoğraf nasıldı?

 

Efendimiz devrinde kadınlar da tıpkı erkekler gibi mescide gelip gidiyorlar. Kadınlar Mescitte vakit namazlarıyla beraber Cuma ve bayram namazlarını da kılıyorlardı. Hatta özel günlerinde kadınların bayram namazına gelmeleri ve cemaatin gerisinde durarak tekbirlere iştirak etmeleri tavsiye ediliyordu. (Buhari, Îdeyn, 15) Şu Hadis-i Şeriflerden anlıyoruz ki o devirde kadınların camiye gidip gelmelerinde her hangi bir sakınca görülmemiştir.

“Kadınları mescitte namaz kılmaktan menetmeyiniz(İbn Mâce, Sunne, 2) “Kadınların mescitlere gitmesine engel olmayın. Fakat evleri onlar için daha hayırlıdır.” (Müslim, Salât, 134–137), “Kadınlarınız gece mescide çıkmak için izin istediklerinde onlara izin verin” (Müslim, Salât, 139), “Kadınlar cemaate katılmak istediklerinde, koku sürünmesinler.” (Müslim, Salât, 141) Görülüyor ki, mescitler kadınlara her zaman için açıktı. [Ayrıca Bkz. Tecrîd-i Sarîh Tercümesi, I, 98-99; II, 222-223, 311, 510-511, 891]

           

Bugün sosyal hayatımızda sokaklarımız örtülü ve örtüsüz kadınlarla doludur. Bu durumda kadınların örtülü olarak camiye gitmeleri fitne sebebi olarak gösterilemez. Aksine bunun faydası daha çoktur. Çünkü camiye ve cemaatle namaza devam, çocukların eğitiminden birinci derecede sorumlu olan annelerin ve anne adaylarının dinî bilgi ve şuurlarını takviye eder.

         Hz.Ümmü Seleme anlattığına göre Hz. Peygamber mescitte namazın sonunda selâm verince kadınlar, Hz. Peygamber selâmı tamamlar tamamlamaz kalkarlar; Hz. Peygamber de ağırdan alır, kalkmadan önce birazcık beklerdi (bk. Tecrîd-i Sarîh Tercümesi, II, 891).

 

            Yine Efendimiz(sav) bir sabah namazında birinci rekatte 60 âyet okuduğu halde, ikinci rekatte bir çocuk ağlaması işiterek en kısa sûrelerden biriyle namazı tamamlıyor. Allah Rasulün’e bunun sebebi sorulunca şu cevabı veriyor: "Bir çocuk ağlaması duydum ve annesine eziyet vermeyeyim diye hemen namazı kısa tuttum." (Nesaî, Kıble 35).Bu hadis bize ne anlatıyor? O’nun çocuklara olan şefkati bir yana sabah namazında bile camide cemaatte kadın olduğunu anlıyoruz.

 

         Kaynaklarımıza baktığımızda Namazlar dışında da kadınların cami ile iç içe olduğunu anlıyoruz. Efendimiz namazlardan sonra mescitte, inen ayetleri tebliğ ediyor ve arkadaşlarına açıklıyordu. İnen ayetler müzakere ediliyordu. İşte bu sohbetlere kadınlar da katılıyor, hatta sorular da soruyorlardı. (Buhari, İlim, 41) Daha da ilginci Ashabın kadınlarından gelen talep üzerine efendimiz(sav) kadınlara yönelik özel sohbet günü bile ayarlamış ve onlara sohbet etmiştir. Medine’nin kadınlarının “Ey Allah’ın Resûlü, erkekler Sizi dinleyip Sizden istifade etme konusunda bizi geçtiler. Bize de müstakil bir gün ayırsanız!” şeklindeki talebi üzerine    Efendimiz(sav) kadınlara bir gün verdi. Efendimiz(sav) O belirli günde onlara nasihat eder ve bazı emirlerde bulunurdu. (Buhari, İlim 36) Yine O(sav) bir Ramazan bayramında, hutbeyi okuduktan sonra, bulunduğu yerden inip kadınların yanına gitmiş ve onlara vaaz etmiştir. (Ebû Davud, Salât, 242) Bu da gösteriyor ki Efendimiz devrinde kadınlar bayram namazı için mescitte bulunuyorlardı.

 

         Kadınların camilerde sohbet ve hutbeleri dinlemeleri Efendimiz(sav)’den  sonra   Hulefa-i Raşidin devrinde de devam etti. Bir gün Hz. Ömer minberde iken kadınlara verilen mehirlere kısıtlama getirmeden bahsetti. Mescitte bulunan kadınlardan biri kalkıp Hz. Ömer’e itiraz etti. Hem itiraz etti hem de Ömer’in fikrini ayetten delil getirerek çürüttü. İşte bu örnek bile tek başına o devirde kadınların cami ile iç içe olduğunu, bir kadının devlet başkanına bile rahatça itiraz edebildiğini gösteriyor.

         Hz. Peygamber ve Hulefa-i Raşidin devrine baktığımızda kadınlarımızın cami ve cemaatle iç içe olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bugünkü durumun sebebi bizatihi dinin kendisi değildir. Anarşi ve terörün arttığı dönemlerde verilen fetvalar her devirde şartlara bakılmaksızın uygulanmaya kalkılınca neticede dini hayattan kadınlarımız soyutlanıyor. Ama son yıllarda ülkemizde ve bölgemizde bu kırılıyor. Mesela Giresun Seyit Vakkas Camiinde kadınlarımız Cuma vaazını dinleyip Cuma namazını rahatlıkla kılabiliyorlar. Yine Espiye Merkez Camiinde kadınlar vakit namazlarını cemaatle kılıyorlar.

01.04.2010



1095 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

PEYGAMBERİMİZ CAMİ VE İRŞAD - 01/10/2022
Allah Rasulünün mescidi sadece namaz kılınan mekan değildi. O’nun mescidi mektep idi, irşad merkezi idi, adliye idi, diplomatik münasebetlerin sürdürüldüğü yer idi, misafirhane idi, hapishane idi, hastane idi…
MUHACİR YA DA FATİH OLMAK - 15/09/2022
Asıl hicret günahlardan uzaklaşmaktır, günahı terk etmektir. Asıl fetih de Hudeybiye örneğinde olduğu gibi gönülleri islama açmaktır.
TESETTÜR MESELESİ - 03/09/2022
İnsanda örtünme fıtrîdir, yaratılıştan gelir. Kur’an’daki anlatımlara bakarsanız örtünmenin utanma duygusunun bir sonucu olarak fıtri bir ihtiyaçtan kaynaklandığını görürsünüz.
SAPKINLIK ÖZGÜRLÜK MÜDÜR? - 15/08/2022
Hayat kitabımız Kur’an’ın ana konusunu “tek kelime ile ifade et” deseniz İNSAN derim.
DİN SUYA SABUNA DOKUNMAZ MI? - 01/08/2022
Son vahiy Kur’an da biz müslümanların hayat rehberidir ve içinde dünyaya dair bir çok hükümler vardır.
15 TEMMUZ'U ANLAMAK - 14/07/2022
15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden altı sene geçti. Milletimiz 15 Temmuz 2016 gecesi namlulara göğsünü siper etti, tankların önüne gövdesini koydu, “251 şehid” verdi ama asla vatanını hainlere teslim etmedi.
KURBANI ANLAMAK - 01/07/2022
Kurban kelime olarak “yaklaşma” manasına gelir. Dolayısıyla kurban ibadetinde en önemli unsur “yaklaşma”dır.
HAC YOLCUSUNA TAVSİYELER-2 - 17/06/2022
Hac yolcusu kardeşlerimize tavsiyelere devam ediyoruz. Bir önceki yazımızda Müzdelife vakfesine değinmiştik.
HAC YOLCUSUNA TAVSİYELER-1 - 01/06/2022
Salgın hastalık sebebiyle geçtiğimiz iki sene Kabe hüzünlüydü.
 Devamı
SOSYAL MEDYA

    Vaaz Sohbet Kanalı






      Espiyem Medya
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam46
Toplam Ziyaret387083
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar18.545918.6202
Euro18.341418.4149
HAVA DURUMU
Üyelik Girişi